Neon Genesis Evangelion:Hayatımın çok büyük bir kısmı.
Neon Genesis Evangelion. Yeni Çağın İncili denilen bu harika eser. Şu anda okuduğun yazı;NGE izleme rehberi, NGE övüş festivali ve japon kültürü ile animeler ile ilişkimi içeren naçizane bir yazıdır. İlk başta biraz NGE geekliğimi konuşturmak isterim size. Bu kısımlar hafiften sıkıcı ama bir yandan da NGE hayranları için ilhi çekici olma potansiyeli yüksek kısımlar. Hideaki Anno adındaki -o zamanlar zor zamanlar geçirdiğini söyleyen ve Japonyada 90'lı yıllarda oluşan ne olduğu belirsiz kültleri eleştirmek isteyen çok sevdiğim bir yönetmendir kendisi- Japon asıllı animatör, bu diziyi ilk başlarda (benim düşüncem) yapımcılardan para koparmak ve fikrini Japonya'ya yaymak için bir kaç hile kullanmış. Bu hileler aslında tam olarak hile değil. Şöyle ki; Japonya anime izleyen insan topluluğu genelde animelerde belli başlı şeylere dikkat eder. Bunlar genelleme yapmak gerekirse benim gözlemimde;
Hideoki Anno akıllılık yapıp, buhran döneminde yapacağı bu harika eserin temellerini atmak için dizinin sonu gibi bir temel planlamadı. Çünkü eğer bunun bir psikanaliz eseri olacağını ve çok fazla savaş içermeyeceği, sadece 13 yaşındaki bir çocuğun psikolojisine odaklanacağını söyleyip, dizinin ilk bölümünden itibaren bunun ile devam etseydi, dizi ne ünlü olacaktı ne de hakkettiği parayı veya saygıyı kazanacaktı. Saygıyı bilemem ama Hideoki Anno için para çok önemliydi. O da bu yüzden ilk 16 bölümde yine temelleri atmış olsa da o kadar ağırdan aldı ki, ilk 16 bölümü asıl anime seven ve vahşete bayılan insanlar aşırı sevdi. Hideoki Anno'da ne yapsın aldı sancağı yürüdü aslanım. Hileden kastım buydu. Aslında ne kadar derin ve güzel bir eser olduğu ilk 16 bölümde o kadar sessiz damar hareketleri ile kanınıza işliyordu ki, sizi kan vahşet seven bir insandan; tam da Tancan Fümen'in dediği gibi baş parmağı ağzında, cenin pozisyonunda yatan bir bebeğe dönüştürdü bir anda.
Sinema bazlı eserlerde senaryo benim en çok dikkat ettiğim şeylerden biridir. Peki bu dizi o kadar iyi ama ne anlatıyor da bu kadar iyi? Dizinin asıl konusu şöyle;
NERV isimli bir organizasyon kurulmuş ve bu organizasyon 13 yaşındaki çocukların kontrolüne dizinin isminde bulunan Evangelion adında robotları kullandırıyor. Ne kadar klişe gibi gelse de bu kriterin çok büyük ve önemli bir nedeni var aslında. Çocuklar ise bu robotları kullanma yoluyla dünyaya nereden geldiği en azından dizinin başında belli olmayan ''Angel'' adındaki yaratıklardan dünyayı korumaya çalışır. Bu pilotlardan ana karakterimiz olan ve dizinin genelde daha çok üzerinde durduğu en derin karakter, NERV adlı kuruluşun lideri olan Gendo Ikari'nin oğlu Shinji Ikari'dir.NGE başlı başına Evangelionlar vs Angellar gibi gözükse de aslında NERV ve Seele arkada bir komplo planlamaktadır. Bütün oklar Human Instrumentality Project dediğimiz projede toplanır. Dizi ne kadar MECHA veya SCI-FI diye geçse de aslında kesinlikle bir psikoloji dizisidir. Hikayenin ilerisine doğru dizi, Shinji Ikari'nin psikolojine odaklanır.
Dizi sembolizm ve psikoanaliz konusunda 95'te çıkmasına rağmen bence modern dünyada bulabileceğiniz en güçlü cevher olacaktır. Diziyi olabildiğince erkenden izlemenizi öneririm çünkü NGE'nin en önemli yanı algıda çeşitliliktir. Evangelion bulup bulabileceğiniz en derin ve detaylı eserlerden biridir. Eğer 40 yaşında izlerseniz pek işinize yaramayabilir ama eminim ki 15 yaşında izlerseniz her yıl en az 3-4'e kadar çıkan sayılarda diziyi tadıp her seferinde farklı bir tada varacaksınız. Algıda çeşitlilikten kastım bu, dizi o kadar farklı şeyler anlatıyor ki, benim anlayacağım şey ile başkasının anlayacağı şeyler tamamen bir yol ayrımına girer. Mesela savaş ve aksiyon seven çoğu Japonya'lı bu dizinin ilk 16 bölümünü çok sevip algısını biraz daha köreltip izlemiştir fakat çoğu insan da 16. bölüm ve sonrasını detayları eşeleye eşeleye daha iyi şeyler bulduğunu düşünmüştür ki ben de ikinci taraftayım.
"ben kendimi belki sevebilirim, evet burada kalmak istiyorum!"
-Tamer Türkmen




Yorumlar
Yorum Gönder